17 Şubat 2010 Çarşamba

AYIN ÜNLÜ YAKIŞIKLISI

BENCE BU AYIN ÜNLÜSÜ.......
BEN TAYLOR LAUTNER DİYORUM.ŞİMDİ TAYLOR LAUTNERDEN BİLGİLER:
Lautner, Grand Rapids, Michigan'da, yazılım geliştirme şirketinde pilot olarak çalışan bir babanın oğlu olarak dünyaya geldi. [1] Hudsonville'de büyüdü ve ailesi Santa Clarita'ya taşınana kadar (yaklaşık 11 yaşında) Jamestown İlköğretim Okulu'nda öğrenim gördü. [2] Lautner'in annesi kızılderili soyuna dayanmaktadır (özellikle Ottawa ve Potawatomi bölgesinden). Lautner'in Makena adında bir kız kardeşi vardır.
Lautner, başarılı bir dövüşçüdür. Fabiano's Karate Okulu'nda altı yaşından itibaren eğitim görmüştür. On bir yaşındayken, NASKA's Black Belt Open Form, Musical Weapons, Traditional Weapons ve Traditional Forms'ta bir numarada yer aldı, On iki yaşındayken Çocuk Dünya Şampiyonası'nı kazandı. Koçu
Michael Chaturantabut'dı.
Kariyer [
değiştir]
Lautner ilk olarak 2001 yılında, Shadow Fury adlı televizyon filminde seyirci karşısına çıktı. Daha sonra
Summerland, The Bernie Mac Show ve My Wife and Kids'te rol aldı. The Nick & Jessica Variety Hour gibi başka televizyon şovlarında da yer aldı. Lautner, özellikle seslendirmede çok başarılıydı. Danny Phantom'da Youngblood karakterini seslendirdi. What's New, Scooby-Doo? ve He's a Bully, Charlie Brown'un bazı bölümlerinde de seslendirme yaptı.
İŞTE SİZE SEVDİĞİNİZ YAKIŞIKLININ HAYATINI OKUDUNUZ......
EĞER ONUN SIRLARINI DUYMAK İSTİYORSANIZ..TABİ Kİ DUYMAK İSTİYORSUNUZ O ZAMAN OKUYUN...:


BİR DAHA Kİ YAZIMI BEKLEMEK ZORUNDASINIZ AMA O ZAMAN BELKİ BAŞKA BİR TANE ÜNLÜ VEYA BAŞKA BİR KONU YAPARIM.BENİM İŞİM BELLİ OLMAZ BİRDAHAKİ PERŞEMBE GÜNÜ GÖRÜŞMEK ÜZERE SEVGİLERLE.....


Sinekkapan Bitkisi (Dionaea muscipula) "Venüs Sinek Kapanı" adıyla da anılan, ABD'nin güneydoğusundaki turbalıklarda yetişen böcekçil bitkidir

Sinekkapan'ın rozet biçiminde yayılmış 4 ile 8 yaprağı ve şemsiyemsi beyaz çiçeklerle son bulan bir sapı vardır. Her yaprağın ayası uca doğru ip gibi uzar; bunun iki yanında bir menteşenin iki kanadı gibi bakışımlı ve yassı iki lop bulunur. Lopların kenarları kıllarla çevrilidir. Üst yüzlerinin ortasına doğru en küçük temasa bile duyarlı, üç sert kıl bulunur; bir böcek bunlara dokunur dokunmaz menteşemsi iki kanadı harekete geçerek üst üste gelir ve kenardaki kıllar birbirine girerek hayvanı içeriye hapseder.

10 Şubat 2010 Çarşamba

Çimen

Çimen üzerinde otların büyüdüğü ve ziraat amaçlı kullanılmayan bir alan. Çoğunlukla bahçelerde ve parklarda hoş görünüşünden dolayı, ya da üzerinde spor yapma amaçı ile stadyumlarda ve golf alanlarında yapılır.

Çimenin en önemli özelliği kısa kesilmiş olmasıdır. Genelde 5-10cm uzunluğunda bırakılır (Golf alanlarında hatta 4-5 milimetre). 10cm'den daha uzun otları olan alanlara kır denir.

Avrupada tüketicilere belli bir kalite standartı garanti edebilmek için çimen için kullanılacak ot-tohumları karışımi Devlet kuruluşları tarafından kategorize edilip belirlenirler.

Çimen için kullanıma en uygun olan ot cinsleri Lolium perenne, Poa, Festuca, Agrostis otlaridir.

Büyüleyici Papağanlar


pr1ln0.jpg


Hangisi Daha iyi? Real Madrid-Barcelona

Bu sorunun cevabını vermek çok zor ama alınan galibiyetlere bakılırsa: Aralarında geçen toplam maç sayısı 158. Real Madrid in galibiyet sayısı 66, Barcelona'nın ise 63. Berabere kalan maç sayısı ise 29. Bu sonuçlara bakılırsa Real Madrid daha üstün.

Kaplan

Fiziksel Özellikler

kaplan türleri içinde sibirya kaplanları dünya üzerindeki en büyük ve en ağır kedilerdir.bu türün dışındaki kaplan türlerinin geneli aslanlar kadar iri değillerdir.Kaplan ve aslanın çiftleşmesinden meydana gelen liger veya tigon'lar sibirya kaplanlarından daha büyük olabilirler. [3] Genelde farklı alttürlere ait kaplanların farklı boyutlarda olmasına rağmen erişkin bir erkek kaplan ortalama 200 ile 350 kg. dişilerse 120-180 kg. ağırlığındadır. Erkek ortalama 2,6 m. 3,3 m. arası dişiler ise 2,3-2,75 m. boyundadırlar. Yaşayan alt türler arasında Sumatra kaplanı en küçük Sibirya kaplanı(ya da Amur) en büyüğüdür.Maalesef Sibirya Kaplanlarının soyu tükenmek üzeredir.

Bir çok kaplanın çizgilerinin renkleri kahverengiden saf siyaha kadar değişir, buna rağmen beyaz kaplanlar daha az belirgin olan çizgilere sahiptir. Beyaz kaplanlar ayrı bir alttür değil lüsistik (:en:Leucistic) hint kaplanlarıdır. Çizgilerin şekli ve yoğunluğu alttürden alttüre farklılık gösterir ama çoğu kaplan 100'den fazla çizgiye sahiptir. Şimdi soyu tükenmiş olan java kaplanının bundan çok daha fazla çizgisi vardı. Bu çizgilerin düzeni ve kaşları aynı parmak izi gibi eşsizdir[4]. İki kaplan aynı çizgilere sahip değildir. Böylece aynı parmak izi gibi bireylerin tanımlamasında kullanılabilir gibi gözükse de vahşi bir kaplanın çizgilerinin düzenini kaydetmekteki zorluklar yüzünden uygulanabilir bir yönteö değildir. Çizgilerin amacının kamuflaj olduğu sanılmaktadır.

Çok az hayvan insanların gördüğü anlamda renkli görme duyusuna sahip olduğu için, postun rengi pek önemli değildir.[5] Kaplanların çizgilerinin düzeni aynen derilerinde de bulunur, eğer bir kaplanı traş edecek olsaydınız, derisinde de aynı çizgi düzeni ile karşılaşırdınız.

Diğer tüm kediler gibi sivri tırnaklara sahiptirler ve tırnaklarını içeri çekebilirler.

Özellikle mavi ve koyu maviye yakın ve diğer renklerde kaplanlar olduğuna dair birçok belirsiz referans bulunmuştur. (bkz Malta kaplanı veya Mavi Kaplan (Panthera tigris melitensis) (en:maltese tiger) ve kara kaplan (en:Black tiger (animal)))

Ay çiçeği nerde yetişir? - Ayda
Ayda 5000 TL istermisin? - Evet - O zaman aya git.
Depresyondayım , stres amcam
Dünya döner ay köfte
Kasmaya gerek yok, Cassio Lincoln zaten.
İbonun sana selamı var. - Hangi ibo - Haribo
Ayak Dünya mavi.



Espiri








Hareketli, uysal, iyi huylu, duygulu ve sevimli bir köpektir. çocuklara, hatta bebeklere karşı çok sabırlı ve naziktir.




Sağlam ve güçlü, koku alma duyusu gelişmiştir. Bataklıkta avlanabilir. Avı bulur ve getirir. Toprakta ve suda gayet iyi çalışır. İyi huylu olduğu için insana eşlik eden köpek olarak da değerlidir ve aile hayatına uyum sağlar.




Golden Retriever'lar sevgi dolu, uslu ve zeki köpeklerdir. Kolaylıkla eğitilirler ve çocuklarla iken güvenilir ve naziktirler. Sadık, kendine güvenen, tatlı ve sahibini memnun etmeye hevesli bir ırktır.



iphone nedir

iPhone, Apple'ın 9 Ocak 2007'de duyurduğu, gelişmiş müzik çalar ve İnternet bağlantısı özellikleri bulunan çok işlevli cep telefonudur. Apple'ın yüzlerce milyar dolar değerindeki dünya cep telefonu pazarının en azından yüzde birini elde etme amacıyla piyasaya sürdüğü bu ürünün 29 Haziran 2007'de Amerika'da, 2007'nin son çeyreğinde de Avrupa'da ve Türkiye'de satışa çıkarılmıştır. Ürün, bluetooth,kablosuz ağ, EDGE, ağ tarayıcısı ve dört bant sistemlerini barındıran, flaş bellek tabanlı bir tür cep bilgisayarı-iPod-ortam oynatıcısı-fotoğraf makinesi-cep telefonu olarak tasarlanmıştır. Tamamen dokunmatik ekrandan oluşan iPhone, çok sayıda fiziksel algılayıcıyla donatılmıştır.

iPhone 3G logo

iPhone'un Amerika'daki tek yetkili satıcısı ve operatörü 2007'de Amerikan uzak iletişim devi Cingular'ı da bünyesine almış olan AT&T'dir ve bu telefona uygun fiyatlara sahip olabilmek ve ek özellliklerinden faydalanabilmek için söz konusu şirket ile iki senelik bir kontrat imzalamak mecburi kılınmıştır.

2007 Haziran'ında Amerika'daki fiyatı 8 GB'lık model için 599$, 4 GB'lık model için de 499$ olarak belirlenmesine karşın, Apple, ürünün piyasaya sürülmesinin yaklaşık bir ay ardından 4 GB'lik modeli iptal ederek, fiyatı 499$ olarak belirlenmiş 16 GB'lik yeni bir modeli satışa çıkartmış, 8 GB'lik modelin fiyatını da 399$'a düşürmüştür. Bu ani karar karşısında kısa sürede 200$ civarında zarara uğrayan iPhone'un ilk müşterilerinin şikayetlerine karşılık Apple, söz konusu indirimden zarara uğrayan müşterilerine teselli olarak 100$ değerinde hediye çekleri dağıtmıştır.

Telefonun alınmasının ardından, 100$'lık ek bir etkinleştirme ücretinin yanı sıra, dolaşım hariç 60$'lık aylık yurtdışı kullanım ücreti ve kablosuz internet gibi diğer hizmetlerden faydalanabilmek için ayrıca abonelik ücretlerinin ödenmesi zorunlu kılınarak son derece pahalı bir ürün haline getirilen iPhone, teknik özellikleri ve tasarımı için takdir toplamasına karşın, kısıtlayıcılığı ve pahalılığı karşısında çok sayıda olumsuz eleştirinin hedefi olmuştur.

iPhone 3G, Türkiye'ye GSM Operatörü Turkcell tarafından satışa sunulmak üzere 26 Eylül 2008 tarihinde getirilmiştir.

Temel fıkrası



Bir gün birisi Temel'e sormuş
_Temel insanalar kaça ayrılır?
Temel formundaymış:
3'e Saymayı bilenler ve bilmeyenler

Bunları Biliyor musunuz?

Bunları Biliyormusunuz - 1

  • Kendi dirseğini yalamanın imkansız olduğunu
  • Ördeğin vakvaklamasının yankı yaratmadığını ve bunu kimsenin açıklayamadığını
  • Dünyadaki fotokopi makinelerinde meydana gelen arızaların %23 ünün, makinenin üstüne oturup kendi popolarının fotokopisini çekmek isteyen insanlar sayesinde meydana geldiğini
  • Yaşamın boyunca uyku sırasında yaklaşık 70 böcek ve 10 örümcek yiyeceğini (Mmmmh!!:)
  • İdrarın zifiri karanlıkta parladığını
  • Eğer çok şiddetli hapşırırsan, kaburgalarından birini kırabileceğini
  • Hapşırmayı engellemeye calışırsan, başındaki veya boynundaki damarlardan birinin yırtılabileceğini ve ölebileceğini
  • Hapşırdığın sırada gözlerini açık tutmaya çalışırsan, yerlerinden fırlayabileceklerini
  • Domuzların vücut yapılarından dolayı hiçbir zaman başlarını yukarı kaldırıp gökyüzüne bakamadıklarını
  • Dünya nüfusunun %50 sinin hiç telefonla konuşmadığını
  • Farelerin ve atların kusamadıklarını
  • 1 saat süreyle kulaklıkla birşey dinlemenin kulaktaki bakteri sayısını %700 arttırdığını
  • Çakmağın kibritten önce bulunduğunu
  • Parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan için benzersiz olduğunu
  • Bu yazıyı okuyan insanların %75 inden fazlasının, dirseklerini yalamaya çalışacaklarını
Biliyormuydunuz?

-Gerçekten çok ilginçler, değil mi?
alıntıdır

BaYaN KuŞ


Tarihte betimlenen en eski kuş türlerinden biri olan baykuş, Goldaş'ın By-Kush Koleksiyonu ile şimdi takılarda...

Kocaman gözleri, bilgece bakışları ve sessiz duruşuyla kuşlar dünyasının ilginç sakinlerinden biridir baykuş. Kimi kültürlerde uğursuz sayılsa da gizemli duruşuyla sanki sıradan bir kuş olmadığını anlatmaya çalışır.


Domuz Gribi yalanı...

Sağlık Bakanı ‘mutlaka aşı olunmalı’ dedi, Başbakan Erdoğan ‘olmayacağım’ açıklaması yaptı, ölü sayısı dünya genelinde 13 bini geçti…
Uyuyan gündem ‘Domuz gribi’ bugün yapılan şok bir açıklamayla tekrar uyandı. Avrupa Konseyi Sağlık Birimi Başkanı Wolfgang Wodarg, domuz gribi salgınının dünya çapındaki panikten faydalanmak isteyen ilaç firmalarının başlattığı “sahte bir salgın” olduğunu savundu, ortalık karıştı.

EN BÜYÜK TIP SKANDALI
Domuz gribini “yüzyılın en büyük tıp skandallarından biri” olarak nitelendiren Wodarg, “İlaç firmaları, domuz gribine karşı geliştirdikleri patentli ilaçlarını satmak için, bilim adamlarına ve halk sağlığından sorumlu resmi kurumlara telkinlerde bulunarak, dünya çapında hükumetlerin alarm durumuna geçmesini sağladılar” dedi.
Sonuç olarak insanlar domuz gribi saçmalığından değil, normal grip ve zatürreden ölüyorlar...
TELEFONUN ZARARLARI VE YARARLARI ZARARLARI


Beyin

Cep telefonlarının en yakın olduğu bölge başımız, dolayısıyla beynimiz. Bu da beynin, gönderilen elektromanyetik dalgaları emmesine yolaçıyor. Oysa beynin kendi içinde zaten dört ayrı elektromanyetik alan haritası var. Bunlar birbirleriyle içiçe geçmiş biçimde çalışıyor ve sinyalleri aktarıyorlar. Yani karmaşık bir düzen söz konusu.

Buna dışarıdan bir başka alan eklendiğinde, sinyaller gerçekten karmaşık bir hal alıyor. Dolayısıyla beyin, vücuda yanlış sinyaller gönderebiliyor. Dahası bu dalgalar, beyinde hücreleri çevreleyen bazı dokuları da olumsuz etkiliyorlar.

Sonuç, sinir sistemiyle ilgili hastalıklarda artış, hafıza zayıflaması, neurodejeneretif hastalıklar (beyinde dejenerasyon) ve hatta alzheimer olabiliyor.

Kulak

Cep telefonlarından etkilenen bir diğer bölge de kulak. Henüz kanıtlanmamış olmakla beraber, kulakta duyu bozukluklarının ileride yaşanabileceği varsayılıyor.

Manyetik alanlar, bir takım sesleri duymamamıza veya kalıcı çınlamalara yolaçabiliyor. Zira manyetik alan da bir gürültüdür. Bu da sinir sistemini olumsuz etkiliyor.

Gözler

Daha önce yapılan çalışmalarda, yüksek orandaki elektromanyetik dalgaların, görme bozuklukları yapabileceği ortaya konmuştu. Aynı durum, birikme etkisi sonucunda da ortaya çıkabiliyor.

Göğüsler

World Health Organization/Dünya Sağlık Örgütü'nün yaptırdığı bir çalışmaya göre, cep telefonlarının yaydığı elektromanyetik dalgalar, melatonin hormonunu sıkıştırıyor. Bu hormonun bloke olması da bazı göğüs kanseri tiplerinin üremisine neden olabiliyor.

Kalp

Cep telefonları, kalbin ritmini hızlandırabiliyor. Özellikle kalp pili veya yapay kalp kapakçığı kullananlarda büyük tehlike yaratabiliyor. Kalbin kasılıp kalmasına yolaçıyor.

Cinsel Organlar

Yüksek frekanstaki elektromanyetik dalgaların, testisleri etkilediği biliniyor. Bunu, yapılan bütün çalışmalar kanıtlamış durumda. Bu durumda, cep telefonunu gereğinden fazla kullanan erkeklerin, ileride iktidarsızlık gibi bir sorun yaşayabilme olasılığı var.

Termoregülatör Sistem

Elektromanyetik dalgalar, vücudun termaregülatör yani ısı sistemini de etkiliyor. Bu durumda vücut ısısı ya durup dururken düşüyor ve titremeler görülüyor veya artıyor ve yüksek ateş ortaya çıkıyor. Tübitak'ın yaptığı bazı araştırmalar da bu yönde.

Yetkililer şöyle diyor: "Fizik tedavi araçlarından biri ısıtma tedavisidir. Elektromanyetik dalgaların dokunun üzerinde ısı etkisi yarattığını burada gözlemleyebilirsiniz. Öyleyse bu dalgaların dokunun üzerinde bir ısınma etkisi yarattığı kesin. Yalnız cep telefonlarında bu kontrollü değil".

Psikomotor Sistem

Yani kas/sinir ileti sistemi de cep telefonlarının yaydığı elektromanyetik dalgaların kurbanı olabiliyor. Kasların, beynin verdiği emri yerine getirebilmesi, sinirlerin bir uçtan diğer uca yolladığı sinyaller sayesinde oluyor.

Sinirlerin bir ucunun artı, diğer ucunun da eksi olduğunu düşünün. Bu mesajlara, dışarıdan müdahele, sürekli artı veya sürekli eksi mesaj gitmesine yolaçabiliyor. Bu da kontrol ve ileti bozuklukları demek.

Hücreler

Tüm hücrelerin, içiyle dışı arasında bir potansiyel farkı var. Yani hücrenin içine sodyum-potasyumun giriş çıkışı, belli orantıda gerçekleşiyor. Manyetik alan, bunların bazılarını değiştiriyor. Bir takım hücreler hiç etkilenmezken, bazıları biraz, bazıları da çok etkilenip ters çalışmaya başlıyor. Bu ters çalışmanın da olması gerek ama, bazıları gereğinden fazla gerçekleşiyor.

İlaç İletimi

Manyetik dalgalar, vücuttaki iyonları da etkiliyor. Bu da alınan ilaçların, gerekli yerlere daha yavaş ulaşmasına veya hiç ulaşmamasına yolaçıyor.

Özetle, insan vücudu entropi kanunlarına uyuyor. Yani, insanın içi, daima bir karmaşa içindedir. Bu dengeli ve kendi içinde düzeni olan bir karmaşa. Bu kimyasal kaos içinde olduğumuzdan, yaşamımıza devam ediyoruz. Ölünce bu kimyasal reaksiyonlar düz bir hale geliyor. Cep telefonu kullanmak, bu kaosun içine, dışarıdan bir fiziksel enerji sokmak demek. Bu durumda da enerjiyi koyduğunuz yerde bir takım etkiler söz konusu oluyor.

YARARLARI

Cep telefonu ilk başlarda sadece çağrı cihazı olarak günümüze girmişti. Daha sonraları aşagı yukarı 1993 yıllarında ilk olarak sadece ev telefonu gibi bir sistemle çalışan telefonlar hizmete girdi. Bu zamanlar tek sistemli hat vardı tabi bildiğimiz üzere o da turkcell'e türkiyeye bu sistemi ilk kara mehmet yani turkcell'in kurucusu getirmiştir. Daha sonraları teknoloji gelişerek mesajlaşmaları yaptı. Teknoloji o kadar hızlı ilerliyordu ki zamanında 3000 mark olan telefonlar şuan günümüzde yok varsa bile müzededir. Hatlar o zamanın parasıyla neredeyse bir memur maaşı kadardı. Daha sonraları renkli telefonlar çıktı tabi renkli telefonun çıkış sebebi fotograf çeken telefonları çıkarmak içindi. aslında renkli telefonlar daha piyasa sürülmeden fotoğraf çeken telefonları bulmuşlardı. Ama neredeyse cep telefonu kendi kendine bir çağ atlamıştı. Ve bu çağda hızlı koşmak olmazdı. Agır agır sindire sindire gidilmesi gerekiyordu. Yoksa nasıl para kazanacaklar. Günümüzde cep telefonu kimine göre gerçekten ihtiyaç, kimine göre bir el alışkanlığı, kimine göre ise gösteriş kaynağı. Ama şüphe yokki artık hayatımızda olmazsa olmazlar arasına girmiş durumda.
KusuRsuZ HatA kişi çevrimdışı Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-06-2009, 22:48 #3 (permalink)
Standart Cevap: telefonun yararlar ve zararları

buna da dipnot gözüyle bakarsınız

Zararları:

* Gök gürültülü, şimşekler çakılı, yağmurlu bir havada cep telefonu ile konuşmak tepenize yıldırım düşmesine ve %99.9 ölmenize sebep olabilir.

* 5 yıldan fazla süredir cep telefonu ile konuşuyorsanız beyninizde ur çıkma olasılığı yüksektir.

* Dünyanın neresinde olursanız olun, istihbarat teşkilatları tarafından rahatlıkla dinlenirsiniz. Aleyhinizde bir dava açıldığında yetkililer soruşturma kapsamında sizin önünüze bütün telefon görüşme kayıtlarını getirirler siz rencide olur, şaşar kalırsınız.

* Cep telefonu operatörleri sürekli rekabet halinde olduğundan diğer operatörlerle konuşmak hep pahalıdır. Ayrıca devlet sizin cep telefonu ile yaptığınız görüşmeleri “özel işlem” olarak görür ve operatörler üzerinden sizden ÖİV(Özel İşlem Vergisi) alır bu da görüşme ücretlerine yansır.


* Eğer rehberinizde bir çok isim varsa ve siz ücretsiz danışma hattı gibi sürekli aranan bir kişi iseniz telefonunuz açık kaldığı müddetçe sürekli huzursuz olursunuz.

* Nostalji yaşamanıza engel olacaktır. “..zırrrr! zırrrrr!..” diye klasik fonda çalan eski sabit hat telefonlarının o nostaljik atmosferini size unutturur. Bu güzellikler de yaşanmalı.

* Bir araç kullanırken seyir halinde cep telefonu ile görüşme yaparsanız kaza yapma riskiniz vardır. Hatta uçak yolculuğu sırasında bile kaza yapma riski yüksektir.

* Toplu taşıma araçlarının bir çoğunun fren sistemini etkilediği için seyahat sırasında telefonun sadece açık olması bile siz dahil sizden başka araç içinde bulunan bir çok kişinin de hayatını tehlikeye atar.

* Akaryakıt istasyonlarında bir gaz kaçağı var ise cep telefonunda gerçekleşen kısa devre istasyonu havaya uçurabilir.

* Cep telefonuna yerleştirilecek bir mekanizma ile birine rahatlıkla suikast yapılabilir.

* Sabit hatlarla görüşmek daha ekonomik ve kesintisiz olmasına rağmen siz artık bu telefonlara pek yaklaşmıyorsunuzdur.Çünkü bu telefonlar size kişisel değil umumi gelmektedir.

* Cep telefonunuz varsa pek de özel bir insan sayılmazsınız. Cep telefonunuzun sizin haberiniz olmadan başkasının eline geçtiğinde sizin hiç bir özeliniz kalmayacaktır.

* Cep telefonu yuva yıkabilir. Örneklerini itiraf.com ‘da bulabilirsiniz..

* Bel bölgesinde taşındığı vakit böbrek, prostat, karaciğer, bağırsak v.s bir çok organı olumsuz etkilemektedir. Cep telefonunu 3 yıldan fazla kullanan bir şahısta böbreklerinden birinin %70 işlevini yitirdiğini duymuştum.

* İki gün telefonunuz çalmaya görsün size hafakanlar basar. Gereksiz kuruntulara sebep olur. Unutulduğunuzu, ilgisiz kaldığınızı düşünürsünüz halbuki durum düşündüğünüz gibi değildir. Eskiden cep telefonu mu vardı acaba? Ama herkes birbiriyle daha çok görüşüyordu.

* İddia ediyorum cep telefonu, ikili duygusal ilişkilerde kullanıldığında yarardan çok zarar getirmektedir. Çünkü neyiniz var neyiniz yok her şeyinizi saatlerce anlatırsınız geriye hiç bir merak, gizem kalmaz, ilişki basitleşir. Çünkü telefonda konuşulan her şey eskimeye daha müsaittir. “Söz uçar, yazı kalır..” derler ya hani; eskiden insanlar birbirine mektup yazarlardı. Öyle güzel kelimeler kullanılırdı ki çiftler birbirine saygı duyarlardı. Şimdi neredeyse PTT kapanacak hale geldi. Allahtan kurumlar halen birbirine posta yolluyor. Bu cep telefonu hepten aldı götürdü bizim benliğimizi.

* Eğer 5 yıl içinde 2 tane cep telefonunu sebepsiz yere sırf daha yenisi, daha gösterişlisi olsun diye değiştirdiyseniz siz cep telefonu şirketleri tarafından mudavim müşterilersiniz. Onları zengin ettiniz, ülkenizi fakirleştirdiniz. Çünkü bir çoğumuz kendi üretmediğimiz cep telefonlarını kullanıyoruz.

* Bir blog sayfasında denk gelmişti şu başlık yazısı: “Bir inşaat işçisinin 1.000 TL’lik cep telefonu almasını aklın almıyorsa..” diye başlıyordu sanırım. Evet! Gerçekten bizim ülkemizde evine çamaşır makinesi almayıp kendisine binlerce liralık telefon alan insanlar var. Ayranı yok içmeye taht-ı revanla gider sıçmaya..” misali.

Yararları:

* İki tane cep telefonunu birbirine yakın tutarak ve görüşmeye açık tutarak bir yumurta pişirebilirsiniz.

* Kaçırılırsanız veya başınız derde girerse telefonunuza hakim olduğunuz müddetçe acil yardım çağırabilirsiniz.Yerleşim birimlerinden uzak ıssız bir yerde kalp krizi geçirirseniz size daha çabuk ulaşabilirler. Bir yılda kaç kez yerleşim birimlerinden uzak kalıyoruz?

* Bütün güvenlik birimleri her hangi bir şüpheli durumda size rahatlıkla ulaşabilirler.

* Sevgiliniz varsa sürekli sizi rahatsız eder. Bu da ilişkinin sıcak kalmasına aynı zamanda çabuk eskimesine sebep olabilir.

* Sevgiliniz yoksa gerçekten durumunuz çok iyidir. Rahatsız edilmezsiniz. Demek cep telefonu ile sevgili yani bu ikisi aynı anda hayatınızda olmamalı

* Muhasebe müdürünü arayıp; “Alo! ben inşaattayım, yeni gelen mühendisin avansını verin!” deyip hiç uzatmadan cep telefonunu kapatan tipte bir iş adamı iseniz gerçekten takdir edilecek bir insansınız.

* Size anında ulaşılmasından rahatsız olmuyor iseniz sizin numaranızı bilenler anında size ulaşıyor demektir

* Cep telefonu hayat kurtarabilir..

* Cep telefonu borsada daha hızlı işlem yapmanızı kolaylaştırabilir. Cep telefonu ile internete de bağlanabilirsiniz.

* Cep telefonu ile karşılaştığınız bir etki karşısında çok hızlı tepki vererek riskleri en aza indirebilirsiniz.

İşte bu kadar.. Zararları olduğu kadar yararları da var.. Ama bu kadar yarar için o kadar zarar almaya değer mi sizce?

Cristiano Ronaldo hayatı

Cristiano Ronaldo dos Santos Aveiro, (d. 5 Şubat 1985, Funchal) Portekizli futbolcu. İspanya'nın Real Madrid takımında oynamaktadır ve Portekiz milli takımının kaptanıdır. 80 milyon £ (94 milyon , 132 milyon $) bonservis bedeli ile şu anda dünyanın en pahalı futbolcusudur.

Profesyonel olmadan önce Andorinha, C.D. Nacional ve son olarak Sporting Lizbon genç takımında oynayan Ronaldo, 17 yaş altı Portekiz milli takımında da dikkat çekmişti. Profesyonel kariyeri yine Sporting Lizbon'da başlayan genç oyuncu, 2003 yılından 2009 yılına kadar Manchester United'de oynadı. 2008-2009 sezonun sonunda Real Madrid kulübüne transfer oldu.

2007-2008 sezonunda toplam 41 gol atarak George Best'in bir sezonda en çok gol atan kanat oyuncusu rekorunu kırmıştır. Ligde 31 gol atarak gol kralı olmuştur. Aynı sezon Premier League şampiyonluğunu yeniden yaşamıştır. FIFPro Dünya'da Yılın Oyuncusu Ödülü ve FIFA Dünya'da Yılın Oyuncusu Ödülü'ne layık görülmüştür. 2006-2007 yılında yaptığı gibi 2007-2008 sezonunda da İngiltere'de hem yılın futbolcusu hem de yılın genç futbolcusu seçilmiştir. 1977'de Andy Gray'den sonra bu ödüllerin ikisinide aynı sene içinde almayı başarmış olan ilk sporcudur. Manchester United'ın 40 yıl sonra Ballon d'Or ödülünü kazanan ilk futbolcusu olmuştur.

Tam 3 kez Ballon d'Or ödülünü kazanan Johan Cruyff 2 Nisan 2008'de yaptığı bir röportajında: "Ronaldo, Manchester United tarihindeki 2 harika futbolcu George Best veDenis Law'dan daha iyi bir futbolcudur." demiştir.

Protez bacaklı robo-kedi

İngiltere’de dünyanın ilk metal protez bacaklı kedisi Missy, sağlıklı bir şekilde yürümeye başladı.

Otomobilin altında kalan 8 yaşındaki Missy, ölmek üzereyken bulundu. Missy’nin bir bacağı kopmuş bir bacağı ise 8 yerinden kırılmıştı. “Robo-kedi” adı takılan Missy’ye veterinerler metal protez takarken, hücrelerin yenilenmesi için de bacağına domuz mesanesinden doku nakletti.


Protez bacaklı robo-kedi

Moda küpeler
















Temel Fıkraları

Temel otelin birinin odasında kara kara düşünüyor.. 'Ulan' diyor, "Ben aşağıdan içki isterken laz olduğum anlaşılır mı acaba?" Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor. "Bana bir fvisku.. yok böyle anlarlar".. "Bana bir rakı, yok" diyor "böyle de anlarlar". "Bana bir bira.. tamam" diyor "böyle iyi.. anlamazlar". Ve aşağıya iniyor. Masaya dirseklerini dayıyor ve sesleniyor: - "Barmen bana bir bira". Barmen Temel'i biraz süzdükten sonra soruyor: - "Birader sen laz mısın?" Temel: "uuuy nasil anladın" diyor: - "Burası resepsiyon bar karşıda.."

***

Temel ile Dursun iki katlı otobüsle seyahat ediyordu. Üst kattaki Temel bir ara cep telefonunu çıkardı ve alt kattaki Dursun'u aradı: - "Tursun, orada durum nasıl?" - "Hüç... Bizim şoför uyumuş, otobüs öylece gidiyor." Temel: - "O da bir şey mi? Bizim katta hiç şoför yok. Otobüs şoförsüz gidiyor."

***

Temel ölmüş. Öteki dünyada görevliler listeye bakmış ve Temel'e: - "Ya, senin adın listede yok sen bugün ölmeyecektin yanlışlıkla ölmüşsün. Seni tekrar dünyaya göndereceğiz. Ama kurallara gore insan olarak gönderilemezsin. Ancak istediğin bir hayvan olarak dünyaya gönderileceksin. Ne olmak istersin?" Temel biraz düşündükten sonra: - "Yunus balığı olayım", demiş. Ve anında yunus balığı olarak dünyaya ışınlanmış. Aradan 3 dakika geçmeden Temel tekrar öteki dünyaya dönmüş. Görevli sormuş: - "Ne oldu ya? Biz seni şimdi gönderdik niye geldin?" Temel masum bir şekilde cevaplamış: - "Yüzme bilmiyordum, boğuldum!"